Evden çalışmaya ilk başladığım hafta masamda bir dizüstü bilgisayar, bir kahve fincanı ve bolca özgüven vardı. Üçüncü gün, ekran paylaşımı yapamadığım bir toplantıda müşterinin sesi kesildi, dosyayı mail ile göndermeye çalıştım ama boyut sınırına takıldım. O günün sonunda anladım ki mesele disiplin değil, doğru araçlarla çalışmak. Aradan geçen zamanda onlarca program denedim, çoğunu sildim, birkaçını hâlâ her gün açıyorum. Aşağıda yeni başlayan birine gerçekten yardımcı olacak uzaktan çalışma uygulamalarını, hangi işi neyle çözdüğümü anlatarak sıralıyorum.
Uzaktan çalışmanın en görünür kısmı toplantılar. Burada üç isim yeterli: Zoom, Google Meet ve Microsoft Teams. Benim yaklaşımım şu oldu; karşı taraf hangisini kullanıyorsa ona uyum sağlıyorum, ama kendi davetlerimi Google Meet ile gönderiyorum çünkü tarayıcıdan açılıyor, karşı taraftan program indirmesini istemek zorunda kalmıyorum.
Bir de deneyimle öğrendiğim şey: toplantı kalitesi çoğu zaman uygulamadan değil bağlantıdan kaynaklanıyor. Ses kesiliyor, görüntü donuyorsa önce internet hızınızı ve modem konumunuzu kontrol etmek gerekiyor; bu konuda sitede ayrı bir rehber var, göz atmanızı öneririm. İkinci tavsiyem, mikrofon için 50-100 liralık bir kulaklık bile dizüstünün dahili mikrofonundan çok daha temiz ses veriyor.
Mail ile dosya göndermeyi bıraktığım gün iş hayatım rahatladı. Artık her şeyi buluta koyup bağlantı paylaşıyorum. Böylece güncel sürüm karışıklığı da bitiyor; "final_son_v3" gibi dosya adlarına veda ediyorsunuz.
Buluta yüklemek yedekleme yerine geçmiyor, bunu altını çizerek söylüyorum. Yanlışlıkla sildiğiniz dosya bulutta da silinir. Ben ayda bir harici diske kopya alıyorum; dosya yedekleme yöntemlerini anlatan yazıda üç kopya mantığını daha ayrıntılı bulabilirsiniz.
Evde çalışırken en büyük sorunum işleri hatırlamak değil, hangisinin önce olduğunu bilmekti. Bir görev panosu kullanmaya başladıktan sonra akşamları "acaba bir şey mi atladım" telaşı kayboldu.
| Uygulama | Güçlü yanı | Kime uygun |
|---|---|---|
| Trello | Kartlı pano mantığı, çok kolay öğreniliyor | İlk kez görev takibi yapan |
| Notion | Not, tablo ve görev tek yerde | Kendi sistemini kurmak isteyen |
| Asana | Sorumlu ve tarih atama, ilerleme takibi | 3-10 kişilik ekipler |
| Google Keep | Hızlı not ve hatırlatma | Basit tutmak isteyen |
Tavsiyem: baştan en gelişmiş olanı seçmeyin. Ben Notion'da haftalarca şablon kurcaladım ama iş yapmadım. Trello'da üç kolon açmak (Yapılacak / Devam Ediyor / Bitti) çoğu insan için fazlasıyla yeterli.
Ekip içi konuşmayı WhatsApp'tan ayırmak hayat kurtarıyor. Slack veya Teams kanallarında konu başlıklarına göre ayrılan sohbetler, akşam 11'de gelen mesajın telefonunuzu titretmesini de engelliyor. WhatsApp ile Telegram arasındaki farkları anlatan yazıda değindiğim gibi, grup yönetimi ve dosya boyutu limitleri iş kullanımında fark yaratıyor.
Evde çalışmanın gizli düşmanı dikkat dağınıklığı. Benim işime yarayanlar:
Bir de şu var: uzaktan çalışırken bilgisayarınız yavaşladığında iş tamamen duruyor. On sekmeli tarayıcı, arka planda açık kalan senkronizasyon programları ve dolu bir disk performansı düşürüyor. Ayda bir gereksiz uygulamaları kaldırıp başlangıç programlarını temizlemek, yeni bilgisayar